UYANIŞ ANAOKULU ŞUBAT AYI
REHBERLİK BÜLTENİ
ÇOCUKLARDA İNATLAŞMA VE
BAŞA ÇIKMA YOLLARI
İNATLAŞMA
İnatlaşma,
her insanda zaman zaman görülebilen bir davranış veya tepki şekli olarak
tanımlanabilir. Çocuklarda inatlaşma her yaş döneminde yoğun olarak görülebilir.
Bağımsız birer birey olduklarının farkına varmaya başlamalarıyla birlikte,
hayatı ve dünyayı keşfetme istekleri bu süreci yaşamalarına neden olur.
Çocuklar bu süreç içinde anne-babaları veya çevrelerindekiler ile her an ve her
konuda çatışmaya girebilirler. Bir inatlaşma krizi içerisinde pek çok kez fikir
değiştirdikleri de gözlemlenebilir. Bazen öyle anlar yaşanır ki çocuğun tam
olarak ne istediği bile anlaşılamayabilir. Bu süreçte çocuğun tek bir amacı
vardır: söylenilenin tersini yapmak. Kendisinin de bu dünyada var olduğunu,
bağımsız bir birey olduğunu, kendi tercihlerini kendisinin yapabileceğini ispatlamanın
yolu inatlaşmaktır. Bu olağan dönemin farkında olunmaması ebeveyn ve çocuklar
arasında gereksiz çatışmalara, yıpranmaya ve yıpratmaya yol açabilir. 2
yaşından sonra dönem özelliği olarak inatlaşmanın zaman zaman yaşanabileceğini
kendilerine hatırlatan ebeveynler ise bu konuda yaşanabilecek problemlerle daha
rahat başa çıkabileceklerdir. Önemli olan, her çatışmadan bir yarar ile
çıkabilmek ve ilişkileri yıpratmak yerine yeni vizyonlar kazandırabilmektir.
BAŞA ÇIKMA YOLLARI: NELER YAPILABİLİR?
- Yaşanacak tüm
inatçılık durumlarında asla öfkelenmeden, soğukkanlılıkla yaklaşmak en
yararlı davranış biçimi olacaktır. Derin bir nefes alıp onun “sizin çocuğunuz”
olduğunu hatırlamanız, yumuşak ve uzlaşmacı bir ses tonuyla konuşmak size
yardımcı olacaktır.
- Bu durumlarda amacı
saptamak gereklidir. Amacın kimin güçlü olduğunu kanıtlamak olmadığı
bilinmelidir. Amaç çocuğun, o anda elde edemeyeceği bir şeyden vazgeçmesini
sağlamak olmalıdır.
- Örneğin çocuğunuz
yemek yeme konusunda sizinle inatlaşabilir. “Çabuk yemeğini ye!” “Yemeğini
ye yoksa babana söylerim!” gibi sert ve tehdit içeren ifadeler yerine
“Yemeğini büyük çiçekli tabağında mı yoksa küçük yeşil tabağında mı
istersin?” gibi uzlaşmacı, sakin ama kararlı ifadeler kullanmanız, hem
ortamı sakinleştiren bir yaklaşım olacak hem de çocuğunuza alternatif
sunarak kendi seçimini yapma mutluluğunu yaşatacaktır.
- İnatçılık başladığı
anda çok fazla üzerine gitmemek de faydalı bir yöntemdir. (Bir köprüde iki
keçi olmamak) Sakinleşene kadar beklemek yararlıdır.
- Çocukların bu
dönemlerinde her isteklerine “hayır” dememeniz gerekir. Ne kadar çok
“hayır” verirseniz o kadar çok “hayır” alırsınız. Sizin için olabilecekleri
ve olamayacakları belirleyin.
- Örneğin; “Dişlerini
fırçala!” ifadesi yerine “Hadi gel, dişlerimizi birlikte fırçalayalım.”
İfadesi daha uygun hatta aranızdaki iletişimi geliştirecek bir ifade
olacaktır. İfadeleri dikkatle seçmek faydalı olacaktır.
- Çocuğunuzun istediği
şeyin neden yapılamayacağını basit bir şekilde açıklamak uygun olacaktır.
- Bu dönemde çocuğunuza
karşı kararlı, tutarlı ama sevecen bir tavırla yaklaşmanız gereklidir.
Çocuklar bu hassas dönemde haklı olup olmadığınızı anlamaz ama onunla
nasıl konuştuğunuzu anlar.
- Her türlü çabaya
rağmen inatlaşma devam ediyorsa, dikkatini başka bir yöne çekmek faydalı
olacaktır. (Sakinleşene kadar ilgisini çekebilecek başka alternatifler
denemek.)
- Yaşanan inatçılık
krizlerinde seçenek sunmak önemlidir. Bu yöntemle onu bağımsız bir birey
olarak tanıdığınızı, onun kararlarına saygı duyduğunuzu hissedecektir.
Çocuğunuz, kendisiyle ilgili kararlar verebildiğini ve onun seçimine
öncelik tanındığını düşünerek inatlaşmaktan vazgeçecektir. Siz de ebeveyn
olarak makul birkaç seçenekten birini kabul ettirebildiğiniz için
kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.
UYANIŞ
ANAOKULU
REHBERLİK
SERVİSİ
|